Hangi Gün Hangi Mekana Gitmeli? FloBlogger / 27.09.2016

Gezip tozmaktan sıkılmadın mı diyorlar. Ya da: Her gece dışarda mısın? Hiç evde oturmaz mısın? Hakkımda böyle bir algı böyle bir şehir efsanesi yumağı mevcut, biliyorum. Doğrusunu söylemek gerekiyorsa, hayır gezmekten sıkılmıyorum. Yeni mekanlar görmek, keşfetmek gibisi yok. Evin yeri ayrı tabii. Ev, bir terapi alanı. Ama orada da fazla vakit geçirmemeli. Fazla terapi bünyeye zarar, malumunuz. Dışarda olmak konusunda tek sıkıldığım şu olabilir: İnsanlar! Bazen öyle yoruyor, enerjinizi alabiliyorlar ki…Ya da öyle anlayışsız, hoşgörüsüz olabiliyorlar ki… Elbette her yer insanla güzel, onu inkar edemem. Bir mekan her zaman kitlesiyle, müdavimiyle aklımızda yer ediyor. En az yemeği, ambiyansı kadar. O zaman dedim ki, madem konuk yazarım Floblogger’da, gezip tozmayı seven okur için bir adet “hangi mekana hangi gün gitmeli?” rehberi yapayım ki, gittiğinizde sürprizle karşılaşmayın. “Bu içerdekiler de kim?” demeyin… Epeydir yapmıyordum böyle bir rehber. En güncellenmiş versiyonu burada olacak, değerini bilin. O zaman hazırsanız başlıyoruzzzz!

PAZARTESİ

Haftanın diğer günlerine göre yer bulmak daha kolay olabildiği için Yeni Lokanta ya da bizden çok yabancıların ilgi gösterdiği Karaköy’deki Maya’ya… Muhabbet, bira ve rock takılmak için Beyoğlu’ndaki Rock’n Rolla’ya… Nefis kokteyller yapan Cihangir’deki Geyik’e… Çukurcuma’daki Corinne Otel’in yanı başındaki Brasserrie’sine…

SALI 

Öğlen yemeği için Nişantaşı’ndaki Delicatessen’e, akşam yine aynı semtteki Corridor’a… Gece Taksim civarında isen Sıraselviler’deki Kiki’ye… Ya da İstiklal Caddesi ortasındaki Mama Shelter Oteli’nin barına… Gece yarısı olunca illa ki Pizza Emirgan’a… Çünkü Güntaç Özdemir çıkıyor ve gerçekten çok eğlendiriyor, ayrıca tüm dizi oyuncuları genelde orada oluyor. Türkçe canlı müzik dinlemek için Kuruçeşme’deki Desibel’e… Çünkü Antalyalı Birol çıkıyor ve inanılmaz eğlendiriyor.

ÇARŞAMBA

Öğlen yemeği için yemeklerinin lezzeti 15 yıldır garanti olan Nişantaşı’ndaki Kantin’e… Öğle yemeğinden sonra iki adım yürüyerek Akaretler yokuşunun yukarısındaki kahve-kitap cenneti Minoa’ya… (Bu arada yürümek dedim, iyi ettim. Hava çılgınlar gibi yağmurlu değilse yürümeyi severim ben ve ayağımda bu mevsimde rahat botlar olur hep. Mesela Flo’nun botları o anlamda gayet rahat gerçekten. Dayanıklı ve kullanışlı. Ya da şık olmak kaydıyla spor ayakkabılar giyiyorum… Onların da gri, siyah tonlarını tercih ediyorum. Madem moda bloğundayız, arada bu önerileri de yazalım değil mi?

Nerede kalmıştık? Devam edelim. Gece için Özge Fışkın’ın sahnesini izlemek üzere Beyoğlu Hayal Kahvesi’ne… Caz dinlemek ve bohem/entelektüel bir kalabalık görmek için Galata’daki Nardis’e… Cazla karışık başka havalar dinlemek ve Nardis’e göre daha genç bir kalabalıkla aynı ortamda bulunmak için Sıraselviler’deki yeni mekanına taşınan Nublu’ya… Ve gecenin bir yarısı pazı sarma ya da sucuk eşliğinde kopmak üzere Bomonti’deki Aztek’e!

PERŞEMBE 

Akşam yemeği için Bebek’teki Mangerie’ye… Oradan çıkıp bir perşembe klasiği olan DJ Yakuza’nın müziklerini dinlemek üzere Lucca’ya. Ki bilen bilir, Lucca’nın perşembesi çok iyidir. Güzel bir kitle gelir her zaman… Türkçe rock ve bar eğlencesi için Asmalımescit’teki Novo’ya…
 Sokaktaki muhabbeti ya da Yaşar Gaga’nın “alakasız şarkılar” gecesi hatırına Off Pera’ya…

 

CUMA 

Akşam yemeği ve bar eğlencesi için illa ki Fenix’e. Kıvanç Tatlıtuğ son dönemde buranın gediklisi oldu, onu da görmeniz an meselesi olabilir… Boğaz manzarası eşliğinde beyaz yakalılarla eğlenmek için Kuruçeşme’deki La Mancha’nın barına… İlerleyen saatlerde alternatif kafalar için Mini müzikhol’e, Harbiye’deki Love’a ya da SuperFabric’e…

 


CUMARTESİ 

Akşam yemeği için Colonie’ye. Hatta burada geceye devam edebilir, barda genç bir kitleyle, DJ Murat Tokuz şarkılarıyla eğlenebilirsiniz. Olmadı, Colonie’den sonra iki adım ötede bir sürü alternatifiniz mevcut: Rock takılmak için Fosil’e, elektronik müzikle takılmak için Raw’a, pop burjuva takılmak için Bej’e, Lucca kitlesine benzer bir kitle görmek isterseniz Gaspar’a, hem yabancı hem de beyaz yakalı Türk görmek için ise Ferah Feza’nın barına bakabilirsiniz.

 

PAZAR

Gözlerden uzak olmak ve iyi kahvaltı için Karaköy’deki Naif’e ya da Rumelihisarı’ndaki Kale’ye… Daha uzun bir öğlen kahvaltısı için genç ve dinamik tarzıyla dikkat çeken Nişantaşı Topağacı’ndaki Union 22’ye… Bir Pazar kahvesi için yine aynı civardaki MOC’a… Manzarasına bakıp yorgunluk atmak için balkonundaki masaları önceden rezerve etmek kaydıyla İstanbul Modern’in restoranına…



     

İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar